Türk turizmi yabancı şirketlerin insafına bırakılamaz!

Türk turizmi yabancı şirketlerin insafına bırakılamaz!

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, uluslararası konaklama platformlarının Türkiye’deki faaliyetlerini düzenleyen yasa taslağı ile ilgili “Türk turizmi, büyük yabancı şirketlerin insafına bırakılamaz” dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, uzun vadede sektöre zarar verecek olan ‘Yabancı Dijital Konaklama Platformlarının Yurt İçinde Elektronik Ortamda Gerçekleştirdikleri Faaliyetlerinin Düzenlenmesine ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ taslağına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Açıklamasında sektörün kontrolünün yabancı şirketlere geçmesinin uzun vadede ciddi ekonomik ve yapısal sonuçlar doğuracağını ifade eden Bağlıkaya, “Turizm sektörünü ilgilendiren bu elim kararı yakından takip ediyoruz. Dijitalleşmeye değil; yerli ve milli seyahat acentalarının rekabet eşitliğini bozacak düzenlemelere karşıyız. Türkiye için turizm yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir sektördür. Bu nedenle bu sektörün ana oyun kurucularının yerli ve milli olması gerekir” dedi.

SEKTÖRDE HAKSIZ REKABETE YOL AÇAR

Söz konusu yasa taslağının yabancı dijital pazarlama platformlarına ayrıcalık getireceğini ve bunun da sektörde haksız rekabete yol açacağını vurgulayan Bağlıkaya, bu durumun yerli seyahat acentalarını zayıflatacağına ve tüketici haklarını riske atacağına işaret etti.

TÜRSAB’ın sektörün küresel tekellerin kontrolüne bırakılmasına karşı olduğunun altını çizen Bağlıkaya, “Haksız rekabete ve sektörü kontrolsüz biçimde küresel tekellere açacak uygulamalara karşıyız. Türkiye’nin turizm pazarı Türkiye’nin kurallarıyla yönetilmelidir” vurgusunu yaptı.

Kuralların yurt içinde ticari faaliyette bulunacak herkes için eşit olması gerektiğine dikkat çeken Bağlıkaya, açıklamasında şu noktaların altını çizdi: “Ülkemizde yatırım yapmadan, istihdam oluşturmadan, vergi ve hukuki sorumlulukları yurt içinde aynı işi yapanlarla aynı şekilde üstlenmeden ticari faaliyete imkan tanınması; rekabet eşitliğini, yerli ve milli dağıtım ağını, tüketici haklarını ve sektörümüzün geleceğini olumsuz etkiler.

TÜRSAB olarak dijitalleşmeye değil; yatırımsız, istihdamsız, eşit, hukuki ve mali sorumluluk üstlenmeden yürütülecek ticari faaliyetlere karşıyız.”

AYRICALIK DEĞİL ADİL REKABET İSTİYORUZ

Turizmin ülke ekonomisine sağladığı katkıların sürdürülebilir olması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, şunları kaydetti: “1970’li yıllardan bu yana turizm gelirlerini artırmak için büyük bir çabalar harcandı. Gelinen noktada sektörün korunması ve güçlendirilmesi hayati önem taşıyor.

Seyahat acentaları turizm sektöründe merkezi bir rol oynuyor. Türkiye’de turist sayısı ve turizm gelirinin artırılmasında seyahat acentalarının hem ekonomik hem de operasyonel açıdan rolü kritik.

Sektör gelirlerinin yaklaşık yüzde 80’i seyahat acentaları aracılığıyla gerçekleşiyor. Bu yapının sektörün sürdürülebilirliği açısından korunması gerekiyor. Yerli ve milli turizm dağıtım ağımızın geleceği, eşit rekabet kurallarına bağlıdır. Ayrıcalık değil, adil rekabet istiyoruz.”

DİJİTAL PAZARLAMADA KONTROL YABANCI ŞİRKETLERE GEÇER

Meclise gelmesi beklenen yasanın geçmesi halinde dijital pazarlamada kontrolün yabancı şirketlerin eline geçeceğini dile getiren Bağlıkaya, “Türk turizmi, büyük yabancı şirketlerin insafına bırakılamaz. Sektörün kontrolünün yabancı şirketlere geçmesi; gelirlerin yurt dışına çıkmasına, yerli işletmelerin zayıflamasına ve turizm ekosisteminin zarar görmesine yol açar.

2019 yılında “dijital kapitülasyon” olarak tanımlanan anlayışın bugün yeniden tartışılıyor olması, turizm sektörümüz adına önemli soru işaretleri doğuruyor” açıklamasını yaptı.

TURİZMDE KURALLAR HERKES İÇİN AYNI OLMALI

Açıklamasında TÜRSAB’ın rekabete ve dijital platformlara karşı olmadığının altını çizen TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya, “Tasarıyla Türkiye’de faaliyet gösterip Türkiye’ye karşı sorumluluk taşımayan bir düzen getirilmiş olacak.

Vergisini kuruşuna kadar ödeyen Türk şirketleri ile beyan usulü vergi vereceği varsayılan yabancı, öte yandan yurt içinde istihdam sağlayan, sigorta paralarını kıdem tazminatlarını ödeyen Türk şirketleri ile Türkiye’de sadece bir adres ve sorumlu bir kişi ismi bildirmekten başka yükümlülüğü olmayan yabancı kendi iç pazarımızda yarıştırılacak. Bu sürdürülebilir değildir.

Eşit kurallar, adil rekabet ve tüketici hakları önceliğimizdir. Turizmde kurallar herkes için en azından aynı olmalı, eşit rekabet ortamı sağlanmalı. Vergi ve hukuki yükümlülüklerin tüm aktörler için aynı şekilde uygulanmalıdır” diye konuştu.

Bu haber 03.08.2026 21:12 tarihinde eklendi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir