Erzurum lezzetlerine şeflerden tam not!
Erzurum Kültür Yolu Festivali’nde lezzet turuna çıkan ünlü şefler kentin en iddialı tatlarını tek tek denedi, favorilerini açıkladı. Şeflerin mesajı ise net: Bu lezzetleri tatmadan dönmeyin!
Erzurum Kültür Yolu Festivali, ünlü şefleri ve gastronomi dünyasının tanınmış isimlerini kentte buluşturdu. Şef Ayvaz Akbacak’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen gastronomi programına Yazar Sahrap Soysal, Akademisyen Şef Asuman Kerkez, Milli Aşçı Eyüp Kemal Sevinç, Şef Mehmet Fatih Kalaycıoğlu ile Tarım, Gıda ve Mutfak Kültürü Araştırmacısı Kübra Sultan Yüzüncüyıl konuk oldu.
Şefler, gastronomi araştırmacıları ve sektör temsilcileri, festival kapsamında belirlenen 39 Lezzet Noktası’nı ve yerel işletmeleri ziyaret ederek kentin öne çıkan yemeklerini yerinde deneyimledi. Konuklar, Erzurum’un yüksek rakımlı coğrafyası, sert iklim koşulları ve güçlü hayvancılık geleneğiyle biçimlenen mutfak kültürünü yakından tanırken, yöresel lezzetlerin hazırlanış süreçlerine de tanıklık etti.
KENDİNE ÖZGÜ BİR MUTFAK KİMLİĞİ
Festivalin ev sahibi şefi Ayvaz Akbacak, Erzurum’a gelenlerin mutlaka su böreği, cağ kebabı ve kadayıf dolmasını tatması gerektiğini söyledi. Birçok kültüre ev sahipliği yapan köklü şehirlerin zaman içinde kendilerine özgü bir mutfak kimliği oluşturduğuna dikkat çeken Akbacak, Erzurum’u farklı kılan en önemli unsurlardan birinin de çok katmanlı geçmişiyle şekillenen zengin gastronomi kültürü olduğunu belirtti.
Lezzet Noktaları projesinin yöresel yemeklerin tanıtılmasına önemli katkı sunduğunu ifade eden Akbacak, dijital mecralar aracılığıyla Erzurum’a özgü bir yemeğin dünyanın farklı noktalarındaki şeflere ve ziyaretçilere ulaşabildiğini vurguladı. Akbacak, festival kapsamında yürütülen çalışmaların kentin gastronomik değerlerinin görünürlüğünü artıracağını ve Erzurum mutfağını daha geniş kitlelerle buluşturacağını söyledi.
SEMAVER ÇAYINDAN KITLAMA GELENEĞİNE ERZURUM
Festivalin konuk şeflerinden Kübra Sultan Yüzüncüyıl, Erzurum’un yemekleri kadar semaver çayı ve kıtlama şekeriyle yaşatılan sohbet kültürünün de korunması gereken önemli bir miras olduğunu belirtti. Erzurum’da semaverin zaman içinde kente özgü bir kimlik kazandığını anlatan Yüzüncüyıl, çayın dost meclislerinin ve misafirperverliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Misafirin içmek istemese dahi ev sahibinin ikram ettiği son bardak çay olarak bilinen “zor çayı” geleneğinin muhabbet bağını ve Erzurum’un konukseverliğini yansıttığını ifade eden Yüzüncüyıl, kelle şekerlerin özel kaplarda şeker makası ve kerpeteniyle kırıldığı kıtlama geleneğinin de gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin farklı kültür havzalarındaki malzemeleri, pişirme tekniklerini ve gastronomik ürünleri kayıt altına almak açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yüzüncüyıl, Erzurum’daki Lezzet Noktaları arasında özellikle kadayıf dolması sunan işletmelerin dikkatini çektiğini söyledi. Kadayıf dolmasını “muhteşem bir lezzet” olarak nitelendiren Yüzüncüyıl, bu tat için Erzurum’a yeniden geleceğini ifade etti.
SAHRAP SOYSAL: CAĞ KEBABI DÜNYA ÇAPINDA BİR KEBAP
Türk yemek uzmanı ve yazar Sahrap Soysal ise Erzurum mutfağının başta cağ kebabı olmak üzere tatar aşı, su böreği, lor dolması, un helvası ve dut çullaması gibi birbirinden özel lezzetlere sahip olduğunu söyledi.
Cağ kebabını “dünya çapında bir kebap” sözleriyle değerlendiren Soysal, yemeğin özgün lezzetinin ateş, et seçimi ve pişirme tekniğinden kaynaklandığına dikkat çekti. Erzurum çayını da çok sevdiğini belirten Soysal, kentin zengin mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Festival kapsamında ziyaret edilen esnafın heyecanının ve üretimlerine duyduğu güvenin kendisini etkilediğini anlatan Soysal, Kültür Yolu Festivali gibi organizasyonların hem kent ekonomisine katkı sunduğunu hem de şehre gelen ziyaretçilerin yöresel lezzetleri doğru adreslerde deneyimlemesini sağladığını vurguladı.
Bu haber 23.08.2026 12:45 tarihinde eklendi.