Alman turist şezlong bulamadığı için açtığı davayı kazandı
Yunanistan’da tatil yapan Alman turist, otelde sürekli şezlong bulamadığı gerekçesiyle tur şirketine dava açtı. Mahkeme tatilciyi haklı bularak yaklaşık 1000 euro tazminat ödenmesine karar verdi.
Almanya’da bir turistin “havluyla şezlong kapma” uygulaması nedeniyle açtığı dava Avrupa gündemine oturdu. Yunanistan’ın Kos Adası’nda tatil yapan Alman turist, otelde sürekli şezlong bulamadığı gerekçesiyle tur şirketine dava açtı. Mahkeme ise tatilciyi haklı bularak yaklaşık 1000 euro tazminat ödenmesine karar verdi.
Olay, 2024 yaz sezonunda yaşandı. Ailesiyle birlikte lüks bir tatil paket satın alan Alman turist, oteldeki şezlongların sabahın erken saatlerinden itibaren havlu bırakılarak rezerve edildiğini öne sürdü. Tatil boyunca her gün saat 06.00’da kalkmasına rağmen uzun süre boş yer aramak zorunda kaldığını belirten turist, çocuklarının bazı günler yerde oturduğunu ifade etti.
Toplam değeri yaklaşık 7 bin euroyu aşan tatil paketi için önce tur operatörü tarafından yaklaşık 350 euro geri ödeme teklif edildi. Ancak turist teklifi yetersiz bularak konuyu mahkemeye taşıdı.
YETERLİ ŞEZLONG KAPASİTESİ SUNULMALI
Davaya bakan Hannover Bölge Mahkemesi, tatil hizmetinde “önemli eksiklik” bulunduğuna hükmetti. Mahkeme kararında, otellerin her müşteriye kesin şezlong garantisi vermek zorunda olmadığı belirtildi. Buna karşın işletmelerin, misafir sayısıyla uyumlu yeterli şezlong kapasitesi sunması ve “havluyla yer kapma” kurallarını etkin şekilde uygulaması gerektiği vurgulandı.
Mahkeme, turist lehine yaklaşık 986 euro tazminata karar verdi. Karar, Avrupa turizm sektöründe uzun süredir tartışılan konuyu yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi yoğun turist çeken bölgelerde tatilcilerin sabah erken saatlerde havlu bırakarak şezlong rezerve etmesi sıkça şikayet konusu oluyor. Turizm işletmeleri de sorunu önlemek amacıyla ücretli rezervasyon sistemi veya süre sınırlaması gibi yeni yöntemlere yöneliyor.
Bu haber 11.05.2026 16:44 tarihinde eklendi.