Hürrem Sultan Hamamı su ve müziği birleştiriyor
1556’da Mimar Sinan’ın dehasıyla inşa edilen Tarihi Hürrem Sultan Hamamı kubbeleri altında müzik ezgileri ve suyun sesi birleşerek ziyaretçilere bir kültür yolculuğu sunuyor.
İstanbul’da, Ayasofya ve Sultanahmet camilerinin arasında 1556’da Mimar Sinan’ın dehasıyla inşa edilen Hürrem Sultan Hamamı, yüzyıllardır Osmanlı kültürünün ve sosyal yaşamının simgesi olarak varlığını sürdürüyor. Bugün ise hem sunduğu özgün hamam ritüelleri hem de kültürel projeleriyle geçmişin ruhunu günümüze taşıyor.
Hamamın tarihi dokusu içinde gerçekleştirilen deneyimler, misafirleri Osmanlı’dan günümüze uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Geleneksel kese ve köpük masajlarının yanı sıra erguvan çiçeği kokuları, Osmanlı şerbetleri ve lokum ikramları, özel olarak bestelenmiş hamam müzikleriyle birleşerek beş duyuya hitap eden bir atmosfer yaratıyor.
Türkiye’nin en büyük tarihi hamamı olan ‘Hürrem Sultan Hamamı’, deneyimli terapistler eşliğinde sunduğu Pir-ü Pak, Keyf-i Hamam, Zevk-i Sefa, Ab-ı Hayat, Gelin Hamamı, Damat Hamamı isimlerindeki birbirinden değişik süre ve içeriklerdeki uygulamaları ile misafirlerini arınmış, rahatlamış hissettirirken zindelik katıyor.
SUYUN ARINDIRICI GÜCÜ VE MÜZİK İLE SAĞLIK KAZANIN
Hürrem Sultan Hamamı, yalnızca mimarisiyle değil, aynı zamanda sesiyle de bir kültürel miras. Dünyaca ünlü arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen “Âb-ı Hayat” albümü hamamın kubbeleri altında suyun ve taşın yankısıyla buluşan ezgilerden oluşuyor. Özel olarak hazırlanmış bu eserler, suyun arındırıcı gücünü müzikle birleştirerek mekana bambaşka bir boyut kazandırıyor.
Hürrem Sultan Hamamı bugün, Osmanlı mirasını sadece yaşatmakla kalmıyor; kitap, müzik ve mekanı bir araya getirerek geçmiş ile bugünü aynı potada buluşturuyor. Hamamın kubbeleri altında kitap sayfaları, müzik ezgileri ve suyun sesi birleşerek ziyaretçilere yalnızca bir deneyim değil, kalıcı bir kültür yolculuğu sunuyor.
Bu haber 03.10.2025 16:12 tarihinde eklendi.
Yorumlar