Başmelek Mikail sütun başı Türkiye’ye döndü

Başmelek Mikail sütun başı Türkiye'ye döndü

Başmelek Mikail tasvirli mermer sütun başının New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nden Türkiye’ye iadesi tamamlandı.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Geç Dönem Bizans sanatının seçkin örneklerinden biri olan Başmelek Mikail tasvirli mermer sütun başının New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nden Türkiye’ye iadesinin tamamlandığını açıkladı. 13. yüzyıl sonlarına tarihlenen eser, geç Bizans dönemi taş işçiliği ve mimari bezeme anlayışının önemli örnekleri arasında yer alıyor.

Sütun başının İstanbul Samatya’da bulunan Meryem Ana Peribleptos Manastırı’na ait olduğu yönündeki değerlendirmeler, 1960’lı yıllarda bölgede meydana gelen izinsiz kazılar ve yapısal tahribata ilişkin tutanaklarla desteklendi. Bu veriler, eserin üslup ve yazı karakteri incelemeleriyle birleşince sütun başının söz konusu alandan çıkarıldığı ortaya koydu.

Başmelek Mikail’in imparatorluk giysileriyle, elinde küre ve asa tutar şekilde betimlendiği sütun başı, geç dönem Bizans atölyelerinin incelikli işçiliğini yansıtmakta ve dönemin önemli dini yapılarından birine dair nadir bir fiziksel kanıt sunmakta.

28 KÜLTÜR VARLIĞIYLA BERABER DÖNDÜ

Metropolitan Müzesi, Manhattan Bölge Savcılığı (MDA), ABD İç Güvenlik Bakanlığına bağlı Homeland Security Investigations (HSI) ve Türk makamları arasında yürütülen çalışmalar sonucunda, eserin mülkiyeti bu yıl Türkiye’ye devredildi. İş birliğinin bir parçası olarak eser, iade öncesinde üç ay boyunca Metropolitan’da sergilendi.

Eserin iadesi, Türkiye’nin Manhattan Bölge Savcılığı tarafından düzenlenen törene katılımıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Törende Boubon kökenli anıtsal bronz imparator heykeli, Düver kökenli Arkaik dönem pişmiş toprak plakalar ve Roma dönemine ait bir Demosthenes portresi de dâhil olmak üzere pek çok eser Türkiye’ye teslim edildi. Bu eserler, yıl içinde daha önce iade edilen 28 kültür varlığıyla birlikte Türkiye’ye döndü.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı süreci şöyle değerlendirdi: “Bu iade, MDA ve HSI ile yakın iş birliği içinde yürütülen ve adalet, bilimsel açıklık ile kültürel mirasın sorumlu biçimde korunmasına dair ortak kararlılığımızı yansıtan bir süreç oldu.

Metropolitan’ın köken araştırmaları alanında attığı adımları ve süreç boyunca oluşan yapıcı iş birliğini değerli buluyoruz. Eserin iade öncesinde sergilenmesi anlamlı bir adımdı ve bu olumlu yaklaşım sürdükçe gelecekteki ortak çalışmalar için güçlü bir zemin oluşturacaktır.”

Bu haber 09.12.2025 15:57 tarihinde eklendi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir