Asante sana Zanzibar: Hint Okyanusu’nda unutulmaz bir gezi
Zamanın yavaş aktığı, sokaklarının baharat koktuğu, insanların sizi ‘Jambo’ diyerek selamladığı bir yer Zanzibar. Adada konuşulan Svahili dilinde ‘asante sana’ çok teşekkür ederim anlamına geliyor. Yeni anılarla döndüğümüz bu güzel gezi için; asante sana Zanzibar.
Hakuna matata: sorun yok. Karibu: hoş geldiniz. Jambo: merhaba. Asante: teşekkürler… Svahili dilindeki bu kelimeler, Zanzibar’a adım attığınız ilk gün karşınıza çıkacak. Hayatın telaşından uzaklaşıp nefes almak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Doğu Afrika’da bulunan Tanzanya’ya yarı özerk olarak bağlı Hint Okyanusu’nun kalbindeki Zanzibar‘da geçirdiğim on günü paylaşacağım sizinle.
Eşimle birlikte çıktığımız seyahatte bu güzel adayı kendimiz keşfetmeyi tercih ettik. Türkiye’den herhangi bir tur satın almadık. Zanzibar’a Türkiye’den direkt uçmak daha maliyetli oluyor. Bu yüzden aktarmalı uçuşları tercih ettik. Ülkeye varınca turistik vize harcı olarak 50 Amerikan doları ayrıca 44 dolar sağlık sigortası bedeli ödedik.

FREDDIE MERCURY’NİN DOĞDUĞU YER: STONE TOWN
Zanzibar bizi yağmurla karşıladı. Tropikal bir ada olduğu için sık sık yağmur yağıyor. Temmuz – Ekim ayları arasında kuru sezon olduğu söyleniyor. Bizim bulunduğumuz mayıs ayında sorun yaratacak bir yağış olmadı. Temiz ve ferah bir havası vardı. Aşırı sıcak değildi.
Gezimize Zanzibar’ın başkenti Zanzibar City’nin tarihi bölgesi, geçen yüzyıla kadar dünya köle ticaretinin merkezi olan Stone Town’dan başladık. İngiliz müzik grubu Queen‘in solisti Freddie Mercury’nin doğduğu bölge 2000 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş. Efsane şarkıcının müzeye dönüştürülen evini mutlaka ziyaret etmelisiniz. Müzenin giriş ücreti 10 dolar.
Stone Town, dar sokakları, ahşap oymalı kapıları, çeşit çeşit baharat, tropik meyveler ve okyanus balıkları satan yerel pazarları ile ünlü. Bir dönem İngiliz sömürgesi altında olduğu için Zanzibar’da İngilizce konuşma oranı yüksek. Nüfusun büyük çoğunluğu Müslüman ancak çevrede birçok kilise de bulunuyor.
Nakupenda ve Hapishane Adası’nı görmek isterseniz Stone Town bölgesinden turlara katılabilirsiniz. İkisi beraber tam gün tur yemek dahil kişi başı 30 dolar civarında. Hapishane Adası (Prison Island), Changuu Adası olarak da biliniyor.
ISSIZ ADAYA DÜŞTÜK: NAKUPENDA
Hapishane Adası, köle ticaretinin sonuna kadar sultanlar tarafından asi köleler için bir hapishane olarak kullanılmış. Devam eden yıllarda yalnızca sarı humma hastaları için bir karantina merkezi haline gelmiş. Adanın en ilgi çekici tarafı ise 200 yıla kadar yaşayabilen dev kaplumbağaların bulunduğu parkı.
Biz sadece Nakupenda Adası’nı görmeyi tercih ettik. Sahile inip tekne sahipleriyle pazarlık yapıp 10 dolara bizi adaya götürmesi için anlaştık. Ayrıca kişi başı 3 dolar da ada vergisi vermenizi istiyorlar. Pazarlık yaparak toplam 15 dolara anlaştık. Zanzibar’da her şey için sıkı pazarlık yapmalısınız.
Nakupenda sadece kumdan oluşuyor. Bölgedeki bu şekildeki adalar ‘sand bank‘ (kum bankası) olarak adlandırılıyor. Adaya vardığımızda erken olduğu için bizden ve tekneciden başka kimse yoktu. Filmlerdeki ıssız ada duygusunu hissettik. Gerçekten ıssız oluşu biraz ürkütücüydü. Neyse ki on beş dakika sonra başka tekneler de yanaştı. Satıcılar dolaşmaya başladı. Ada ıssız kalsaydı acaba daha mı iyi olurdu?

NUNGWİ’YE DALA DALA İLE EKONOMİK ULAŞIM
Stone Town’da geçirdiğimiz beş günün ardından sahilleriyle ünlü Nungwi’ye geçtik. İki yerleşim yeri arası 58 kilometre. Taksi ve tut tuk ile ulaşım sağlayabilirsiniz. Ücret 30 dolardan başlıyor. Daha ucuza gideyim derseniz Stone Town merkezden iki kilometre uzaklıktaki Saateni durağına ulaşıp Nungwi minibüslerine binebilirsiniz. Bizden iki kişi için 5 bin, bavullarımız için de ekstra 5 bin Şilin aldılar. 1 Amerikan doları yaklaşık 2700 Şilin.
Kolay bir yolculuk değildi. Dala dala denilen minibüs, hem yerel halk hem de turistler tarafından kullanılıyor ve tıka basa doluyor. Ayakta da yolcu kabul ediliyor. İki bölge arasında trafik yoğundu. Zanzibar’ın bir çok yerinde devam eden inşaatlar nedeniyle yol üzerinde kamyon trafiği fazlaydı.
Seyahatim boyunca en çok dikkatimi çeken şey doğru dürüst bir yaya yolunun olmaması oldu. Aslında hiç yok denilebilir! Ana yolun kenarındaki toprak yolda yürümeniz gerekiyor. Yağmur yağınca da çamur haline geliyor doğal olarak.
Zanzibar’ın kuzey ucunda yer alan Nungwi, adanın en popüler köylerinden. Uzun kumsalı, turkuaz renkli suları ve etkileyici gün batımı manzaralarıyla ünlü. Sahilde havada artistik taklalar atan veya futbol oynayan gençleri izlemek ayrı bir keyifti. Zanzibar halkı son derece sıcakkanlı. Özellikle Müslüman olduğumuzu öğrenince (mutlaka soruyorlar) bize çok ilgi gösterdiler.
DENİZ YILDIZLARINA DOKUNUN
Nungwi’de bulunduğumuz bir hafta boyunca sabahları gel git nedeniyle deniz çekilmişti. Böyle bir doğa olayına ilk defa şahit olduğum için bana çok ilginç geldi. Sular neredeyse 100 metre kadar çekiliyor. Akşam aynı sahile iniyorsunuz bir bakmışsınız dalgalar suları geri getirmiş.
Bölgenin yakınındaki Mnemba Adası’na düzenlenen günlük tura tek başıma katıldım. Eşim odada dinlenmeyi tercih etti. Sığ su seviyesi sayesinde denizin içinde yürüyebildim. Şnorkelle denizin altını seyrettim. Dönüş yolunda tabanı deniz yıldızlarıyla dolu bir bölgeye gidip bu güzel canlılara dokunma fırsatı yakaladım.
Tur programında bahsedilen yunusları görebilmek için adanın farklı bir bölgesine geçmeniz gerekiyor. Onları görmek o kadar kolay değil. Tekneyle bir süre peşlerinden takip etmeniz gerekiyor. Karşımıza çıksınlar diye bol bol dua ettikten sonra nihayet sevimli bir yunus grubuna yaklaşabildik. Yüzme yeteneğine güvenenler denize atlayıp aralarına karıştı. Ben sadece fotoğraf çektim. Muhteşemdi ama keşke daha uzun süre kalsalardı.
Mnemba Adası turu 30 dolar. Tur mutlaka yapılmalı fakat ada yakın sayılmaz. Gidiş yaklaşık 45 dakika sürüyor. Paylaşımlı tekne dalgalı okyanusta gayet hızlı şekilde gidiyor. Yolda bol bol ıslanıyorsunuz. Tekneye binerken can yeleği verilmemesi beni tedirgin etti. Tekne alabora olsa halimiz ne olur diye korkmadım diyemem.

DARÜSSELAM’A FERİBOTLA GEÇEBİLİRSİNİZ
Yolda geçirdiğimiz iki günü saymazsak on gün su gibi geçti. Sıtma ihtimalinden korktuk ancak gitmeden önce aşı yaptırmadık, ilaç almadık. Sivrisinekler tarafından bol bol ısırıldık. Neyse ki olumsuz bir tablo ile sonuçlanmadı. Siz garantici olun ve gitmeden önce doktorunuza danışın.
Zanzibar oldukça turistik bir ada olmasına rağmen lüks otellerin yanısıra uygun fiyata konaklama seçenekleri de bulunuyor. Bizim kaldığımız orta kalite seviyesindeki otellerin gecesi kahvaltı dahil ortalama 20 dolar. Kahvaltılarda bol bol meyve, omlet ve ekmek çeşitleri ikram ediliyor.
Adadaki meyve ve sebzelerin bolluğu ve muhteşemliğinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Sadece iki dolara bizdekilerden üç kat büyük ananas, bir dolara ekmeğe sürülebilecek kadar olgun kocaman avokado bulduk pazarlarda. Her gün farklı bir meyve denedik.
Dönüş uçağımız için Tanzanya’nın en büyük şehri ve eski başkenti Darüsselam’a feribotla geçerek Zanzibar’a veda ettik. Stone Town’dan kalkan feribot yabancılar için kişi başı 35 dolar.
SATICILARIN ISRARCI TUTUMU BEZDİRİYOR
Çarşı pazarlarda dolaşırken, sahilde yürürken hatta denizin tadını çıkarırken sürekli birilerinin yanaşıp size bir şeyler satmaya çalışması bana göre Zanzibar’ın eksi yönü oldu. Bu durum sık yaşanınca doğrusu yordu biraz. Bahsetmem gereken diğer olumsuzluk ise elektriklerin sık sık kesilmesi. Seçeceğiniz otelin jeneratörünün olmasına dikkat edin.
Sahil boyunca uzanan lüks otellere rağmen halkın fakirliği yüzünüze tokat gibi çarpıyor. Eğitim ve sağlık sistemlerinde yetersizlik, altyapı eksiklikleri ve enerji kesintileri Zanzibar’ın bağlı olduğu Tanzanya ekonomisinin zayıf yönleri.
Katlanılabilir birkaç olumsuzluğa rağmen Zanzibar sadece turkuaz suları, bembeyaz kumsallarıyla değil sıcacık insanlarıyla da sizi sarıp sarmalayacak. Hakuna matata... Sorun yok…
Bu haber 13.06.2025 11:26 tarihinde eklendi. Yazı ve fotoğraflar: Selda Şahin
Detaylı ve faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler
Gayet bilgilendirici bir yazı olmus, teşekkürler
Sayenizde Zanzibar’a gitmiş kadar olduk , teşekkürler
Çok sevindim beğenmenize. Teşekkürler 🙂