Alışveriş turizmi akını: Türk turist yurt dışında kartları patlattı!
Son dönemde yurt dışına turla veya bireysel olarak giden hemen hemen her Türk turist, ziyaretinin bir yerlerine mutlaka alışverişi ekliyor. Hem de 1-2 saat değil tam günü, hatta günleri bulan alışveriş atakları bunlar… Geçen yıl Türk turistler yurt dışında kredi kartıyla 15 milyar dolar harcadı…
“Yok artık! Yurt dışından da ekmek almazsın ya” diye tepki gösterdim kendime iki ay kadar önce bir seyahat dönüşü valizimi açtığımda… Kendi kendimizi de şaşırtabiliyoruz bazen böyle. Anlık alışveriş kararları, sonraları anlamsız gelebiliyor.
O ekmeği almış olmam, deli gibi bir alışveriş çılgınlığından değildi. Keşfettiğim o lezzeti 3-5 gün daha kendi ülkemde de devam ettirebilmekti amacım. Türkiye’de bir süpermarket çatısı altında satılan paketli ekmeklerin hiçbirinde uzun zamandır bulamadığım bir lezzet…
MARKET TURİZMİ YÜKSELİYOR
Market turizmi yükselen turizm trendleri arasında şu sıralarda ve yükselişini de sürdürecek gibi görünüyor. Sadece Türkiye’den yurt dışına gidenler açısından değil dünyada da trend böyle. Hiç görmediğiniz abur cuburlar, lokal meyveler, lokal içecekler, 4-5 çeşit lezzet içeren hazır yemek paketleri…
Muhakkak ki Japonya’daki 7-Eleven dükkanları en ikonik olanı. Marketlerin artık hediyelik ve hatıralık eşya dükkanlarının yerini aldığını savunuyor Conde Nast Traveler… Bu trend bilgisinin kaynağı da bu yayının araştırmasından. Anlatmak istediğim konu bu değil aslında… Konu, son birkaç yıldır Türkiye’den yurt dışına çıkanların yaptığı harcamalardaki dikkat çekici artış…
Türkiye’de yıllardır alışverişi turizmin ana ürünlerinden biri haline getirebilmek için perakendecisinden turizmcisine, yerel yönetimlerden kamu kuruluşlarına kadar birçok kesim uğraşır. Ama ne yazık ki bazı cılız atakları saymazsak bu uğraşların anlamlı bir sonuç vermediği de ortada. Türkiye’de alışveriş turizmi yabancı ziyaretçiler için ana ürünlerden biri haline gelmediği gibi, son dönemde tersine bir yöneliş yaşandığı da inkâr edilemez.
Yurt dışına turla veya bireysel olarak giden hemen hemen her Türk turist, ziyaretinin bir yerlerine mutlaka alışverişi ekliyor. Hem de 1-2 saat değil tam günü bulan alışveriş atakları bunlar. Çok paramız olduğundan değil, bilakis olmadığından… Lüks merakından değil, bilakis ihtiyaçtan…
Bizde olmayan ürünler yüzünden mi? Hayır! Bizde her şey çok pahalı olduğundan.

HAYAT SORGULATAN FİYATLAR
Yatay seyreden döviz, buna karşın yüksek enflasyon içeride fiyatları öyle bir noktaya getirdi ki, yeme-içme, market, giyim kalemleri nereye giderseniz gidin Türkiye’den daha hesaplıya geliyor. En azından başa baş fiyatlar. Üstüne bir de bir ülke geziyorsunuz.
Birçok insan artık yurtdışında konaklama ve tur faaliyetlerinden çok alışverişe para ayırıyor. Yani uçak, konaklama ve yeme içmenin yanında alışveriş de önemli bir kalem haline gelmiş durumda. Yurt dışına çıkış harcı, gümrüksüz alışverişin sona erdirilmesi gibi uygulamalar doğrudan olmasa da dolaylı olarak bu yönelişi kesmeye yönelik.
Elbette çok parası olanlar da bu resmin içinde. Ama küçük bir yerinde. Bu yazıdaki amacım makul bir geliri (ağırlıklı maaş) olup da, vize gibi sorunları da aşarak yurt dışına çıkabilenler açısından gözlemlerimi paylaşabilmek…
Yıllık kişi başı geliri 25-35 bin dolar bandında olan ülkelerde sıradan bir spor ayakkabıyı, kışlık bir montu, marka bir çantayı, kozmetik ürünlerini kendi ülkemizden yarı yarıya fiyata, hatta üçte bir fiyatına alabilmek hayatı sorgulatıyor biraz… İçtiğimiz 2-3 Euro’luk kahveyi anlık olarak TL’ye çevirme refleksimiz mola vermiş gibi görünüyor. Alıyoruz, alıyoruz, alıyoruz… Ülkeye döndüğümüzde kredi kartı ekstrelerimizde yeküne bakıyoruz ancak…
OUTLET’İ OLAN ŞEHİRLER POPÜLER
Türk turist şehir içinde uygun fiyatlar bulamazsa mutlaka ‘outlet’e gidiyor. The McArthurGlen Designer Outlet gibi perakendecilerin tanıtım etkinliklerini Türkiye’de düzenlenen B2B workshop’larda da görüyoruz sıklıkla…
Son dönemde yurt dışı outlet’lerde en çok duyulan dillerden birinin Türkçe olduğunu iddia edebilirim. Avrupa’da bir outlet’te mağazalardan birine giriş kuyruğunda önümdekiler de Türktü, arkamdakiler de… Görüntülü aramalarla çocuğunun, eşinin dostunun, akrabalarının, arkadaşlarının siparişlerinin tamamlamaya çalışanlar…
Bizzat geçen yaz Japonya’da tanık olduklarım var… Avusturya, Hollanda, İtalya, İspanya, Almanya ve Dubai gibi ülkelerden çok örnek vardır mutlaka… Yunanistan ayrı bir klasman… Bulgaristan da öyle…

15 MİLYAR DOLAR KARTLI HARCAMA
Biraz da rakamla destekleyeyim durumu: Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, geçen yıl Ocak-Kasım aylarını kapsayan 11 ayda yurt dışına çıkan 9 milyondan fazla kişi kredi kartıyla 630 milyar TL harcamış. Bunun ezici çoğunluğu alışverişte. Bir önceki yılı neredeyse katlamış. Geçen yılın dolar ortalamasına göre kişi başı harcama 1.200 dolardan fazla. Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin kişi başı harcaması ise yıllardır bin doları aşabilmiş değil.
Yani Türk vatandaşlarının uluslararası seyahat harcamaları Kasım 2025 (11 aylık) itibarıyla toplamda 15 milyar dolara yaklaşıyor. Bu arada Visa’nın 10 yıl önce yaptığı bir araştırmaya denk geldim. Visa’nın 2015 yılındaki öngörüsü ve
beklentisi, 10 yılda bu tutarın 7 milyar dolara ulaşmasıymış. Yani beklentiler katlanmış, uçmuş gitmiş… 10 yıl öncesinde bu miktarın 4 milyar dolar olduğunu da hatırlatalım.
LIDL, JUMBO…
Yunanistan’a giden 1 milyondan fazla Türk turistin sadece bu ülkeye bıraktığı para 2 milyar dolara yaklaşıyor. Yazının girişine atıfla, market turizmine en fazla iştirak ettiğimiz iki ülkeden biri Yunanistan. Diğeri de Bulgaristan. Her iki
ülkeye de sadece market ziyareti amaçlı günübirlik turlar olduğu herkesin malumu… Yunanistan ve Bulgaristan’daki Lidl marketlerin dili olsa da konuşsa…
2-3 yıl önce Bulgaristan’dan Edirne’ye akın akın patates-soğan almaya geliyorlardı oysa… Bir de İpsala’yı geçtikten hemen sonra, sağınızda kalan Jumbo’nun da söyleyeceği çok şey vardır sanırım (!)
Bu haber 12.01.2026 12:08 tarihinde eklendi. Yazı: Belma Toprak